"Nüzulünün 1400. Yılında Kur'an" Konulu Sempozyumun Değerlendirilmesi (Prof. Dr. Abdullah Aydınlı)

Nüzulünün 1400. Yılında Kur’an konulu sempozyum iki oturum halinde gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Erzincan Müftülüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum Kur’an-ı Kerîm’i muhtelif açılardan yeniden gündeme getirmiştir.
Sempozyumun açılış konuşmalarında önce Erzincan İl Müftüsü Sayın Burhan İŞLİYEN söz almıştır. Müftü Bey konuşmasında sempozyum hedefini özlü bir şekilde “Kur’an-ı Kerîm’i doğru okumaya, doğru anlamaya ve hayata doğru yansıtmaya katkıda bulunmak” şeklinde ifade etmiştir. Bu söz, çerçeveyi belirleyen bir tespit olmuştur. Nitekim konuşmacıların tebliğlerinin de bu çerçevede planlanmış olduğu görülmüştür. Diğer taraftan, Müftü Bey’in açıklamasına göre, konuşmacıların belirlenmesinde Erzincanlı akademisyenler öncelik verilmiştir ki, bu, bir kadirşinaslık örneği olarak değerlendirilmelidir. Müftü Bey konuşmasında “Kur’an Yılı” dolayısıyla başka faaliyetler yapmakta olduklarını da açıklamıştır. Bunlar, müftülüğün bu yılın ana konusuna çok uygun ve takdire şayan hizmetler içinde olduğunu göstermektedir.
Açılış konuşmalarında ikinci olarak kürsüye gelen Erzincan Belediyesi Başkanı ise muhtevalı kısa konuşmasında Kur’an’ın fert ve toplumu değiştirme ve dönüştürme özelliğine vurgu yapmıştır. Bu bölümde son olarak Erzincan Vali Vekili dinleyicilere hitap etmiştir. Sayın Vali Vekili de kısa ve güzel konuşmasında Kur’an’ın ortaya koyduğu felsefenin ve değerlerin ortaya konması gereğine vurguda bulunmuştur.
Sempozyumum Birinci Oturumu Prof. Dr. İbrahim EMİROĞLU’nun başkanlığında gerçekleştirilmiştir. “Erzincanlı ve Heyecanlı” olan Sayın EMİROĞLU oturumun başında yaptığı kısa ve duygu dolu konuşmasında “anlama, anlamlandırma ve yaşama geçirme”nin gereğine vurgu yapmış, elimizde bulunan yüce bir değer olan Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanmasının önemine dikkat çekmiştir.
Bu oturumun birinci konuşmacısı olan Prof. Dr. Sönmez KUTLU konuşmasında Kur’an’la ilgili önemli tespitlerde bulunmuştur. Kur’an’ın okunması gereken bir kitap olduğunu, hayat anlayışımızın ekseninde bulunması gerektiğini, herkese ve her seviyeden insana hitap ettiğini, sorun değil sorun çözen bir kitap olduğunu, bununla beraber Kur’an’ı okumak, anlamak ve hayata geçirmenin bir sanat olduğunu, emek istediğini ifade etmiştir. Diğer taraftan Kur’an hakkında yanlış tasavvurların bulunduğuna, bunların düzeltilmesi gerektiğine işaret etmiş, bu bağlamda son yıllarda güzel bir gelişme olarak Kur’an’ı sadece lafzından okumaktan manasını anlamaya geçmeye başlandığına da dikkat çekmiştir.
Oturumun ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Hasan KESKİN’di. Sayın KESKİN konuşmasında; Kur’an’ın, dünya ve ahiret mutluluğun sağlama şeklindeki indiriliş hedefine ve değiştirme-dönüştürme özelliğine işaret ettikten sonra Kur’an’ın hedefinin gerçekleştirilmesi için onun hayatımızı yönlendirmenin merkezine alınması, amacına göre okunması, rehber olabilmesi için anlaşılması ve yanlış Kur’an tasavvurlarının düzeltilmesi üzerinde durmuştur.
Oturumun üçüncü konuşmacısı Doç. Dr. Mustafa ALICI, hareketli ve heyecanlı konuşmasında Kur’an’ın “ötekiler”e bakışını anlatırken onun bu konuda ciddî, ölçülü ve tutarlı bir yaklaşımının olduğunu, hedef olarak dünyada ötekilerle yaşama sevincini hissettirmeyi aldığını, zıtlıkların gerekliliğini, Kur’an’ın mesajının tabii olduğunu, fizik, psikolojik ve sosyopsikolojik gerçekliklerle uyumlu bulunduğunu, diğer kültürleri değerlendirici özellik taşıdığını, sorunların insanî ama çözümün ilahi olduğunu ifade etmiştir.
Oturumun son konuşmacısı Doç. Dr. Yavuz FIRAT ise konuşmasında Kur’an’ı okuma, anlama ve hayata geçirme üzerinde durmuştur. Sayın FIRAT bu arada Hz. Peygamber’in Kur’an okuyuşuna temas etmiş ve kıraat ile tecvit ilimlerinin dini dayanakları ve kaynakları hakkında bilgi vermiş, Kur’an’ı anlamanın ve usûlüne uygun olarak okumanın önemine, lafız ve mana birlikteliğinin gerekliliğine dikkat çekmiştir.
Sempozyumun ikinci oturumu Prof. Dr. Sönmez KUTLU başkanlığında gerçekleştirilmiştir.
Bu oturumda ilk konuşmayı Prof. Dr. Abdullah AYDINLI, Hz. Peygamber’in hadislerinde Kur’an konusunda yapmıştır. Konuşmacı, konusunu temellendirmek açısından Hz. Peygamber’in Kur’an karşısındaki konumuna ve varlıksal özellikler dışında birlikteliklerine işaret ettikten sonra Hz. Peygamber’in Kur’an’la ilgili açıklamalarına yer vermiştir. Bu açılamalarda Hz. Peygamber’in Kur’an’ı “Allah’ın gökten yere uzatılan ipi”, en doğru ve en hayırlı söz ve Allah’ın son peygamberine verdiği ebedi bir mucize olduğu, insanların problemlerinin çözümlerini içerdiği, fert ve toplumları dünya ve ahirette yücelten esasları kapsadığı, okunması ve okutulması gerektiği gibi konulara temas edildiği görülmektedir. Bu konudaki hadislerde ayrıca Hz. Peygamber’in Kur’an okuyuş tarzı ile her gün belli vakitlerde Kur’an okuma düzeninin bulunduğu, bunu aksatmamaya çalıştığı, mümkün olan her yerde Kur’an okuduğu, sahabilerine de okutup dinlediğine dair bilgiler bulunmaktadır.
Bu oturumda ikinci konuşmayı Prof. Dr. İbrahim EMİROĞLU Kur’an’da tefekkür kavramı üzerinde yapmıştır. Sayın EMİROĞLU konuşmasında tarih boyunca Müslümanların tefekkür üzerinde fazla durmadıklarını ifade ettikten sonra fikir kavramı ve sorgulamanın gereğine temas etmiştir. Konuşmasının devamında tefekkürün amaçları, prensipleri, konusu ve nasıllığına dair açıklamalarda bulunan konuşmacı, esas itibariyle tefekkürün farz olan bir görev olduğuna dikkat çekmiştir ki, bu, önemli bir tespir olarak görülmüştür.
Sempozyumun ve oturumun son konuşmasını ise Doç. Dr. Kadir POLATER yapmıştır. Sayın POLATER konuşmasında Kur’an ve rahmet konusu üzerinde durmuş ve başlangıçtan itibaren Kur’an’ın nasıl rahmete vesile olduğuna, toplumu cahiliye döneminden saadet asrına nasıl kavuşturduğuna temas etmiş ve sair rahmet tezahürlerine yer vermiştir.
Sonuç olarak bir gün boyunca yapılan bu konuşmalarla verimli, faydalı ve seviyeli bir “bilgi şöleni” gerçekleştirildiği söylenebilir. Böylece Sayın Müftümüzün açış konuşmasında belirttiği hedefin nazari kısmına büyük ölçüde ulaşılmıştır. Sempozyumun işleyişi de başından itibaren düzenli ve başarılı olmuştur. Bunun için başta Sayın Müftü olmak üzere bu faaliyette katkısı bulunan herkesi kutlamak gerekir.
Prof. Dr. Abdullah AYDINLI
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

