Sosyal Yardımlaşma Olarak Zekat

İL : ERZİNCAN

AY-YIL : EYLÜL-2009

TARİH : 04.09.2009


خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلاَتَكَ سَكَنٌ لَّهُمْ وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Sosyal Yardımlaşma Olarak Zekât

Muhterem Müslümanlar

Yüce Dinimiz, toplumların huzur ve mutluluğuna önem vermiş ve bunu gerçekleştirmek için de bir takım esaslar getirmiştir. İşte bu esaslardan biride sosyal barışın sağlanmasına önemli katkıda bulunan zekâttır. Sözlükte, çoğalma, bereket ve temizlemek anlamalarına gelen Zekât, nisap miktarına ulaşan malın bir kısmını sadece Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktır.(1) Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, “İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak”(2) buyurarak, zekâtı İslam’ın beş temel şartı içerisinde zikretmiştir.

Aziz Müminler

Zekât, İslam’ın getirdiği insanları birleştiren ve kaynaştıran sosyal yardımlaşma sistemidir. Zenginle fakir arasındaki uçurumun giderilmesinde en önemli unsurların başında zekât gelmektedir. Yüce Rabbimiz, “Siz Allah için ne verirseniz Allah onun yerine (daha iyisini) verir.”(3) ve “Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince; işte zekâtı verenler (sevaplarını ve malların) kat kat artıranlardır”(4) buyurarak, zekât verilen malın eksilmeyeceğine aksine bereketlenip, artıp çoğalacağına işaret etmektedir. Ayrıca zekât, bireylerin malını temizlediği gibi kalbide cimrilikten ve bencillikten temizler. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır. “(Ey Muhammed) onların mallarından onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et”(5)

Çok Kıymetli İnananlar

İnsanların doğru yoldan sapmalarında ve büyük günahlardan sayılan hırsızlık, gasp ve adam öldürme gibi yanlışlar içine düşmelerindeki sebeplerin başında yoksulluk içinde kıvranmaları, aç kalmaları ve ailesinin ihtiyaçlarına cevap veremez halde olmaları gelmektedir. Bu sıkıntıların giderilmesinde toplum olarak bizlere çok büyük görevler düşmektedir. Zekâtlarımızı, toprak mahsullerinden ödenen öşürlerimizi, sadakalarımızı ve Ramazan ayında verdiğimiz fitrelerimizi ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak, dini bir vecibe olmanın yanı sıra insani bir vazifedir.

Değerli Kardeşlerim

Dünya malı, Rabbimizin bize vermiş olduğu ve kendisine kulluk vazifemizi yerine getirmede kullanacağımız bir lütuftur. Bu sebeple, zekâtlarımızı verirken de gönülsüz olmayalım, başa kakmayalım ve muhtaçları mahcubiyete götürecek bir davranışta bulunmayalım. Unutmayalım ki; zekâtların, öşürlerin, sadakaların muntazam bir şekilde ihtiyaç sahiplerine aktarıldığı bir toplumda, Allah’ın rızası ve insanların sevgisi kazanılmış olur.

Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimizin Veda Hutbesinde bildirdiği şu fermanla bitiriyorum. “Allah’tan korkunuz, beş vakit namazınızı kılınız, mallarınızın zekâtını veriniz, yöneticilerinize itaat ediniz. (bu takdirde) Rabbinizin cennetine girersiniz.”(6)

Ahmet ÜNAL

Erzincan İl Vaizi

1. El-Bedai, Kasani, c.2, s.371

2. Buhari, İman, 1.

3. Sebe, 34/39

4. Rum,30/39

5. Tevbe, 9/103

6. Tirmizi, Cum’a,80

tanitim_filmi_banner
ersevenler projesi
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..