İL :ERZİNCAN
AY-YIL :ŞUBAT-2009
TARİH :27.02.2009
وَمِمَّنْ حَوْلَكُم مِّنَ الأَعْرَابِ مُنَافِقُونَ وَمِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ مَرَدُواْ عَلَى النِّفَاقِ لاَ تَعْلَمُهُمْ
نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُم مَّرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ إِلَى عَذَابٍ عَظِيمٍ
SAHABENİN ÖRNEK HAYATI
Muhterem Müslümanlar!
Sahabe, Allah Rasûlü’nü görüp, az dahi olsa sohbetine eren, onu dinleyen mü’min insanlardır. Sahabi sayılmak için Peygamber Efendimizi mü’min olarak görmek ve mümin kalarak ölmek gerekir. Sahabi denilince aklımıza; Rabbimizin gözetiminde, Rasul-ü Ekrem’in nezaretinde yetişen ve tüm Müslümanlara asırlar boyu örnek olan kutlu insanlar gelir. İnsanlar asırlardır vefa nedir, sadakat nedir, Hakk’a kulluk nedir, doğruluk nedir hep onlardan öğrenmiştir. İsimlerini silinmeyecek şekilde tarihe altın harflerle kazımışlardır.
Aziz Mü’minler!
Sahabe, “inandım” demekle kalmayıp, inandıklarını en zor şartlarda bile canı pahasına yaşamaya çalışmış, Allah’ı ve Peygamberini seven, hayatını Kur’an ve sünnete göre yönlendirip bu sayede onların sevgisini, Allah’ın bağışlamasını ve korumasını kazanmış insanlardır.
Sahabe-i Kiram, ibadete düşkün, nimetlerinden dolayı Allah’a devamlı hamdeden, bir günah işlediğinde derhal tövbeye sarılmayı bilen, kendi kurtuluşunu yeterli görmeyen, insanlara iyiliği tavsiye edip onları kötülüklerden alıkoymaya çalışan örnek insanlardır.
Sahabe-i Kiram, haksız yere cana kıymayan, gerektiğinde “Allah rızası” için her şeyini feda etmeyi bilen, Cennet karşılığında canını ve malını Allah’a sattığının şuurunda olan insanlardır.
Kıymetli Mü’minler!
Sahabe-i Kiram Efendilerimiz, İslam’ın ilk mensupları olmaları hasebiyle, Kur’an’da şanlarına yakışır bir şekilde şöyle anılmışlardır: “İslam’ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah, onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır”(1)
Sevgili Peygamberimiz de sahabenin fazileti hakkında şöyle buyurmuşlardır: " Sahâbîlerime sövmeyiniz. Sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın sadaka verse, sahâbîlerden birinin iki avuç (hurma) sadakasına erişemez; bunun yarısına da ulaşamaz" (2)
Değerli Mü’minler!
Bizler yumuşak huyluluğu, şefkat ve merhameti, prensiplerinden tavizsizliği Hz. Ebubekir’den öğrenebiliriz. İslam’ın bütün emirleri karşısında boynu kıldan ince, fakat İslam düşmanlarına karşı demirden sert olmak isteyen Hz. Ömer’i kendine rehber edinebilir. Melekleri imrendiren hayası ve iffeti yanında, Allah’ın kendisine emanet verdiği malını Allah yolunda kullanacağını araştıran en güzel örnek Hz. Osman’ın hayatını örnek almalıdır.. Cesaretle beraber ferasetli ve tedbirli olmak isteyen kendine Hz. Ali Efendimiz’i örnek almalıdır. Diğer sahabelerin de bize örnek olacak bir çok yönleri vardır.
Bizler dünya ve ahiretimize fayda vermeyen davranışlardan vazgeçip İslam’ı iyice öğrenmeli, Allah ve Rasûlü’nün razı olduğu, insanların gıpta ettiği birer kul olmaya gayret göstermeliyiz. Bilmeliyiz ki, dünya ve ahirette bizi ancak ve ancak Kur’an ve sünnete göre yaşayışımız kurtaracaktır.
Erzincan İl Müftülüğü
Hutbe Komisyonu
1. Tevbe Sûresi, 100.
2. Buhârî, Fezâilü’s-Sahâbe 5.
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..