İL : ERZİNCAN
AY-YIL : ARALIK-2010
TARİH : 10.12.2010
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَاناً…
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Muhterem Müslümanlar
Muharrem ayı hem İslam gelmeden önce hem de İslam geldikten sonra hep önemli olan aylardan biri kabul edilmiştir. İslâm'dan önce de bu ay muhterem kabul edilip, bu ayda savaşmak haram olduğu için muharrem ismi verilmiştir.(1) Ayrıca Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır.
Muharrem ayının onuncu günü ise aşure günüdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) Aşure gününde oruç tutmuş ve Muharrem ayının dokuzuncu gününün de oruçlu geçirilmesi tavsiyesinde bulunmuştur. Ayrıca bu iki günde tutulacak orucu Ramazan ayından sonra tutulan en faziletli oruç olarak değerlendirmiş ve geçmiş bir senenin günahlarına keffaret olacağı müjdesini vermiştir.(2) Bu hadislerden anlaşılacağı üzere, Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu günlerini oruçla geçirmek müstehaptır.
Kıymetli İnananlar
Aşure gününde birçok Peygamberin hayatında önemli ve olumlu olaylar vuku bulmuştur. Sahih kaynaklarda zikredildiğine göre; Bu gün, Hz. Âdemin tövbesinin kabul edildiği, Hz. Nuh’un gemisinin Cudi dağına oturduğu, Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulduğu, Hz. Musa ve Hz. İsa’nın doğduğu, Hz. Musa’nın ve kavminin Firavunun zulmünden kurtulduğu, Hz. Yakup’un oğlu Hz. Yusuf’a kavuştuğu gündür.
Aziz Cemaatimiz
Aşure günü, İslam tarihinde Hz. Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiği gün olarak ta hatırlanmaktadır. Tarihin belirli bir kesiminde meydana gelen ve bizleri derinden etkileyen bu olay hakkında iyi düşünmeli ve gerekli dersleri çıkarmalıyız. Çünkü bu husus hepimizin yüreğini dağlamakta ve derinden üzmektedir. Ama bu üzüntü bizleri bir ayrıma götürmemeli, intikam duygularının ortaya çıktığı ve bedenlerimizi tahrip ettiğimiz bir olaya dönüşmemelidir. Bu gibi olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak ve belli bir bilinci oluşturmak biz Müslümanlara düşen görevdir.
Kıymetli Kardeşlerim
Aşure gününde gerçekleşen olaylara baktığımızda şu iki sonucu çıkarabiliriz. İlki, Yüce Allah emirlerine riayet edenleri, yardımsız bırakmamaktadır. İkincisi, Müslümanların arasına sokulan bir fitnenin sonuçları, önceden kestirilemeyecek kadar çok büyük sıkıntılar doğurmaktadır. Bize düşen, Yüce Rabbimizin emirlerine uymak, ayrıca aramızdaki birlik ve beraberliği, kardeşliği, sevgi ve saygıyı en yüksek seviyede tutmaktır.
Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum. “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kuran’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.”(3)
Erzincan İl Müftülüğü 25.12.2010 tarihli Hutbesi
1. TDV İslam Ansiklopedisi, “Muharrem” md. c. 31, s.4-5
2. Riyazü’s-Salihin, Hadis No:1255-1256-1257
3. Al-i İmran, 103