İL : ERZİNCAN
AY-YIL : EKİM-2010
TARİH : 15.10.2010
فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ
Aile Nimetinden Mahrum Çocuklarımız
Muhterem Müslümanlar!
Toplum içerisinde ve bilhassa ailede sevgi, şefkat ve merhamete en çok muhtaç olan varlıklar çocuklarımızdır. Sıcak bir aile yuvasından mahrum olan yetim, öksüz ve sokak çocukları, toplumun sevgisine ihtiyaç duyan ve topluma emanet edilmiş birer fertlerdir.
Aile gibi muhteşem bir nimetten uzak, sevgiye muhtaç kimsesiz çocuklarımız konusunda takip edeceğimiz yol Peygamberimizin yoludur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), bir bayram sabahı gülüp oynayan bir gurup çocuğun yanında, ağlayan bir çocuk görmüştü. Hemen ağlayan çocuğa doğru yöneldi ve ona: “Bak yavrum bugün bayram. Arkadaşların gülüp oynarken sen neden ağlıyorsun?” diye sordu. Çocukta: O’nun Peygamber olduğunu bilmeden: “Amca onların anne babaları var, benimse babam Peygamberle katıldığı savaşta şehit oldu.” dedi. Sevgili Peygamberimiz bunun üzerine “Ağlama ey sevgili çocuk, ne diye ağlıyorsun? Ben baban, Ayşe’de annen olsun istemez misin?”(1) deyince, çocuk O’nun Peygamber olduğunu anlamış ve isterim ya Rasulallah cevabını vermişti.
Değerli Müminler
Hutbemizin başında okuduğumuz ayette mealen "öyleyse yetimi azarlama"(2) buyrulmaktadır. Ayete uygun olarak kimsesizlerin kimsesi olmalı, sevgi, ilgi ve şefkate muhtaç yetim ve öksüzleri asla azarlamamalı, onlara haksızlık yapmamalı ve miras olarak kendilerine kalan mallarına göz dikmemeliyiz. Yüce Rabbimiz bir başka ayette şöyle buyurmaktadır: “Yetimlere mallarını verin
Aziz Kardeşlerim,
Çocuklar sadece yetiştiği ailenin değil aynı zamanda bir milletlin geleceği, yarınları demektir. Geleceğini ve yarınlarını düşünen toplumlar, çocuklarına en güzel şekilde davranmak, onları milli ve manevi değerlere bağlı birer nesil olarak yetiştirmek zorundadırlar. Bu sebeple kendi çocuklarımızla beraber aile nimetinden mahrum olan bütün çocuklara karşı sorumluluklarımızın olduğunu unutmayalım.
Allah'ın rızasını, yardımını ve cennetini isteyen herkes, sahipsiz çocuklara merhamet etmeli, onların başını okşamalı, yeme içme, giyinme ve eğitim başta olmak üzere bütün ihtiyaçlarını karşılama sorumluluğunu yerine getirmelidir.
Hutbemi Rahmet Peygamberi Efendimiz (s.a.s.)’in bir hadisleriyle sonlandırıyorum. “Bir yetimin başını okşayan kimseye, elinin değdiği saçların sayısınca sevap yazılır”(4)
Adem ORUÇ
Kurşunlu Camii
İmam-Hatibi
1. Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr, II, 78
2. Duha, 93/9.
3. Nisa, 4/2
4. Ahmed b. Hanbel,V, 250.