İL : ERZİNCAN
AY-YIL : EYLÜL-2010
TARİH : 17.09.2010
وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ
Şehitlik ve Gazilik
Kıymetli Müminler
İnsanın hayatını din, vatan, millet, bayrak, namus gibi milli ve manevi değerlere adaması dünya ve ahiret için en yüksek makamlara ulaşmasına vesiledir. Varılabilecek en yüksek manevi makamların başında şehitlik ve gazilik gelmektedir.
Allah rızası doğrultusunda canını feda edene kişiye şehit, şehit olmayı istediği halde sağ kalana ise gazi denir.
Kur’an-ı Kerimde bir ayette şehitlik ve gazilikten şöyle bahsedilir. "De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini (şehitlik ve gaziliği) beklemektesiniz.”(1) Ayette bildirilen şehitlik ve gazilik hakkındaki müjde Kültürümüze, "ölürsem şehit, kalırsam gazi" olarak yansımıştır.
Değerli Müslümanlar
Şehitlik ve gaziliğin önemi Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hadislerinde bizlere şöyle aktarılmaktadır.
“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."(2)
"Allah yolunda yaralanan bir kimse, kıyamet gününde yarasından kan akarak Allah'ın huzuruna gelir. Renk, kan rengi, koku ise misk kokusudur."(3)
Aziz Cemaat
Din ve vatan uğruna öldürülenler İslam Dininde şehit sayıldığı gibi malı, canı ve ailesi uğrunda öldürülenlerde şehit kabul edilmişlerdir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadislerinde bu hususu şöyle ifade etmektedir. "Malı uğrunda öldürülen şehittir; kanı uğrunda öldürülen şehittir; dini uğrunda öldürülen şehittir; ailesi uğrunda öldürülen şehittir."(4)
Dinimiz ve Vatanımız uğrunda şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşanları rahmetle yâd ediyor, Hutbemi Yüce Rabbimizin onlar için bildirdiği şu müjdeler ile bitiriyorum.
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar… Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.”(5)
Ahmet ÜNAL
Erzincan İl Vaizi
1. Tevbe, 9/52
2. Buhârî, Cihâd 21
3. Riyaz’üs-Salihin, Hadis No: 1298
4.Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yayınları, c.VI, s.22-23
5. Al-i İmran, 3/169-172
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..