İstiklal Marşımızın Kabulü ve Çanakkale Zaferi

İL           : ERZİNCAN

AY-YIL : MART-2010

TARİH  : 12.03.2010

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

İstiklal Marşımızın Kabulü ve Çanakkale Zaferi

Kıymetli Cemaatimiz

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,c Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.”(1), "Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."(2)

Değerli Müminler

Bugün bizi biz yapan değerleri yeniden hatırlayalım. Aynı vatan coğrafyasında yaşayan, aynı Rabbe iman etmiş, aynı dine inanmış, aynı kıbleye yönelmiş, aynı kültürü yaşayan kardeşleriz biz.

Bugün gururla hepimizin okuduğu “İstiklal Marş”ımız, Mehmet Akif Ersoy tarafından milli ve manevi değerlerimizin ortak paydası olarak dile getirilmiştir. Nitekim vatan, bayrak, hürriyet, yurt, millet, gibi milli kavramlarla iman, şehadet, cennet, ezan, mabed, gibi dini motifler birbiriyle uyum halinde zengin bir belagatla kullanılmıştır.  Böylece Milli Mücadele’yi gerçekleştiren halkın ruhunda mevcut olan milli ve manevi değerler, İstiklal Marşı’nın da iki temel temasını oluşturmuştur.(3)

Değerli Müslümanlar

Çanakkale Zaferi de bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimiz ile kazanılmadı mı? Dün Çanakkale’de, topraklarımızı işgal edip bizleri esaret altına almak isteyenlere karşı “Çanakkale Geçilmez” dedirten, bizlerin birlik ve beraberliği değil miydi?

Çanakkale, İman dolu bir göğüsle düşmanını karşılayan, vatanın bir karış toprağını namusu bilip namahrem eline bırakmayan, bütün dünyalar kendisine verilse de vatanını terk etmeyen bir toplumun destanıdır. Çanakkale, çocuklarının saçlarını kınalayarak, vatana kurban olmak üzere cepheye yollayan anaların destanıdır. Çanakkale kendisine bırakılan vatan emanetini çiğnetmeyen milletimizin destanıdır.

Aziz Müminler

Düşman eline esir düşmektense şehit olmayı en büyük şeref bilen ve “Çanakkale Geçilmez” dedirten bütün şehitlerimizi, İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yâd ediyor, Akif’in duasıyla hutbemizi sonlandırıyoruz. “Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmak nasip etmesin.”

Ahmet ÜNAL

Erzincan İl Vaizi

1. Al-i İmran, 3/169-171

2. Buhârî, Cihâd 21

3.TDV, İslam Ansiklopedisi, “İstiklal Marşı” md. c.23, s.356,

tanitim_filmi_banner
ersevenler projesi
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..