İLİ : ERZİNCAN
AY-YIL : MAYIS-2009
TARİH :
İSLAM’DA VAKFIN ÖNEMİ
لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ
Muhterem Müslümanlar!
Vakıf, bir mülkün mülkiyetini Allah’a, gelirinin kamu yararına tahsis edilmesidir. Tarih boyunca müslümanların yapmış olduğu vakıflar, “
Aziz Müslümanlar!
Hutbemizin başında okuduğumuz ayette Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.” (1) Bu ayet indiği zaman Ashab-ı Kiram sevdikleri şeyleri bağışlamışlardır. Bu bağışlar çeşitli sadakalar, kölelerin hürriyetine kavuşturulması şeklinde olmuştur. İslam tarihinde vakıfların sosyal hayatın çeşitli alanlarında önemli görevler ifa ettikleri görülmektedir. Fakirlere, yolculara, yetimlere, öğrencilere, işsizlere yardım etmek, bekarları evlendirmek gibi örnekleri sayabiliriz. Diğer canlılarla ilgili olarak da, kuş evleri yapmak, yaralı leylekleri bile tedavi etmek gibi değişik vakıf örnekleri verebiliriz. Bununla beraber toplumun bir takım eğitim ve sağlık hizmetleri de çeşitli vakıflar vasıtasıyla yürütülmüştür.
Değerli Mü’minler!
Sevgili Pegamberimiz, ölümle, amel defterinin kapanacağını, ancak yapılan hayırların amel defterini açık tutacağını müjdelemiştir. (2)
Vakıf müessesesi, başka hiçbir millette bizim milletimizdeki gibi gerçek yerini bulmamıştır. Vakfın önemini çok iyi anlayan ecdadımızın kurmuş oldukları vakıf eserlerini ve vakıf izlerini üç kıtada görmek mümkündür. Bu diyarlara mühürlerini vuran şanlı ecdadımız, acaba güçlerini nereden almışlardı? Elbette sahip oldukları yüksek iman ve insanlık sevgisinden almışlardır. Şükran borçlu olduğumuz bu hayırsever insanların günümüzde de çoğalması en büyük temennimizdir. Milli kültür tarihimizin bir belgesi olan vakıf eserleriyle ne kadar iftihar etsek azdır. Yeni neslin bu kültür mirasına sahip çıkacağını ümit etmekteyiz.
Hutbemizi Peygamber efendimiz(s.a.s)’in şu hadisi şerifiyle bitirelim: “Ancak iki şey gıpta edilmeye değerdir; Biri öyle bir adam ki, Allah ona mal vermiş ve onu fakire sarfetmeye muvaffak kılmıştır. Diğeri de öyle bir adamdır ki, Allah ona ilim, hikmet vermiş, o da onunla hükmetmiş ve onu halka öğretmiştir.” (3)
Hazırlayan :
<!--[if !supportLists]-->1- <!--[endif]-->Âl-i İmran, 3/92
<!--[if !supportLists]-->2- <!--[endif]-->R.Salihin Terc. c. 3, Hd. 1412
<!--[if !supportLists]-->3- <!--[endif]-->R.Salihin Terc. c. 2, Hd. 573
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..