Kul ve Kamu Hakkı

İL : ERZİNCAN

AY-YIL : ARALIK-2009

TARİH : 18.12.2009

اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ

Kul ve Kamu Hakkı

Çok Kıymetli Müminler

Her bireyin doğuştan getirmiş olduğu hakları vardır. Bu haklara karşı her türlü yanlış müdahaleler kul hakkına sebebiyet vermektedir. Cana kıymak, fiili darpta bulunmak, gıybet ve iftira etmek, hırsızlık ve gasp, küfürlü söz söylemek ve daha nice ihlaller, hepsi birer kul hakkıdır. Kul hakkının ihlal edilmesi neticesinde tövbe edilmeli ve hakkını ihlal edilen şahsa hakkını iade ederek kendisinden helallik alınmalıdır. Dünyada hak ihlalinden dönülmemesi neticesinde Ahirette karşılaşılacak sıkıntı, hadislerde şöyle ifade edilmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir gün Ashabına: “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu.” Ashâb: “Bizim aramızda müflis, parası veya malı olmayan kimsedir” dediler. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnâd ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir”(1)

Kıymetli Müslümanlar

Kul hakkının en kapsamlı bir şekilde ihlal edildiği durum ise kamu hakkıdır. Kamu hakkı, bir şahsı veya birkaç şahsı değil o toplumda yaşayan ve o devlet çatısı altında bulunan bütün bireyleri, yani toplumu ifade etmektedir. Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde zimmete mal veya para geçirilmesi, rüşvet vermek suretiyle haksız kazançlar elde edilmesi, kamu dairelerinde çalışanların kendilerine verilen görevleri hakkıyla yerine getirmemeleri gibi daha nice haksızlıklar kamu hakkının ihlal edilmesidir. Kamu hakkını ihlal edenler ise, tövbe etmelerinin yanı sıra haksız bir şekilde elde ettiklerinin tamamını devlete iade etmeleri gerekir. Çünkü kamu hakkı devlet çatısı altında bulunan bütün insanların hakkıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyuruyor. “Ey insanlar! Şüphesiz bu (tüy taneciği bile) sizin ganimetlerinizdendir. (Artık) ipliği, iğneyi, bundan değerli olanı ve bundan değerce düşük olanı ödeyiniz (yâni bana teslim ediniz). Çünkü ganimet malından bir şey çalmak kıyamet günü sahibine şüphesiz bir utançtır, bir ayıptır ve bir ateştir”(2)

Değerli Kardeşlerim

Yüce Rabbimiz (c.c.) bir ayette şöyle buyurmaktadır. “Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider).”(3) Ölümün hepimizi kuşattığını ve bir gün hepimizin öleceğini unutmamalı, bu dünyanın çekiciliğine aldanmamalı, ebedi hayatımızı kul ve kamu hakkını ihlal etmek suretiyle hüsranlığa uğratmamalıyız.

Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’in bir hadisleriyle bitiriyorum. "Üzerinde (bir dîn) kardeşinin nefsine yâhut malına tecâ­vüzden doğmuş bir hakk bulunan kimse, dînâr ve dirhem bulunma­yacak (kıyamet günün)den evvel, bugün dünyâda mazlumdan o hakkı bağışlamasını istesin. (Helalleşilmediği takdirde) zâlimin sâlih ameli bulunursa, ondan zâlimin zulmü miktarı alınır (da mazluma verilir). Eğer zâlimin haseneleri (iyilikleri) bulunmazsa, mazlumun seyyielerinden (günahlarından) alınıp zâlim üzerine yükletilir.”(4)

Erzincan İl Müftülüğü Hutbe Komisyonu Tarafından Hazırlanmıştır.

1. Müslim, Birr 59.

2. İbn. Mace, Cihad, 34

3. Hadid, 57/20

4. Buhari, Mezalim, 10

alo-fetva