Joomla TemplatesBest Web HostingBest Joomla Hosting

Hutbeler

Toplumun Gelişiminde Eğitim ve Öğretimin Önemi

İL : ERZİNCAN

AY-YIL : EYLÜL-2010

TARİH : 24.09.2010

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ {} خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ {} اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ {} الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ {} عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

Toplumun Gelişiminde Eğitim ve Öğretimin Önemi

Kıymetli Müminler

İnsanın, kendisine, ailesine, yaşadığı topluma ve bütün dünyaya faydalı bir yaşam sürdürebilmesi için en gerekli olan şeylerin başında ilim gelmektedir. İslam Dininde, ilim, bütün erkek ve kadınlar için farz kılınmış, Yaratanın kullarına ilk emri “Oku” olmuştur. Alak süresinde şöyle buyrulmaktadır. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.”(1)

Değerli Müslümanlar

İlme giden yol eğitim ve öğretimle sağlanmaktadır. Ferdin hem kendisiyle hem de yaşadığı toplumla olan ilişkilerinde sağlam bir yapı oluşturması yine eğitim ve öğretimle olmaktadır. Sosyal yapıda iyiye doğru gelişimin öncüsü, kişi için hayatın her safhasında ihtiyaç duyulan en önemli şey yine eğitim ve öğretimdir.

Aziz Cemaat

Eğitim ve öğretimin ilk başladığı yer aile yuvasıdır. Birey, kendisine lazım olan ve hayat boyu unutmayacağı en önemli bilgileri hep bu yuvadan alır. Karakterin şekillenmesi, duyguların oluşması ve dini hayatın yaşanılır hale gelmesi hep bu döneme rastlamaktadır. Vatanını ve milletini seven, büyüklerine saygılı, küçüklerine merhametli ve kötü alışkanlıkları olmayan bir nesil yetiştirilmesinin yolu önce aileden geçmektedir.

Eğitim ve öğretimde en etkili yerlerden biride okuldur. Okul, fertlerin aile yuvasından sonra kendilerine bilgi sağlayan en etkin kurumların başındadır. Cehaletin önlenmesi ve bilginin hayata aktarılması hep okul sayesinde olmaktadır. Milletlerin geleceğini belirleyen, bireyleri toplumla buluşturan ve onlara sosyal bir kimlik kazandıranların başında öğretmenler gelmektedir.

Muhterem Müslümanlar

Öğrendiğimiz ilmi irfanla yoğurarak hayatımıza aktaralım, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmek için gayret edelim.

Hutbemi Sevgili Peygamberimizin bir hadisiyle bitiriyorum. "Yalnız şu iki kimseye gıbta edilir: Allah'ın kendisine ihsân ettiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse; Allah'ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına da öğreten kimse."(2)

Ahmet ÜNAL

Erzincan İl Vaizi

1.Alak, 96/1-5

2. Riyazü’s-Salihin, Hadis No:1380

 

Şehitlik ve Gazilik

İL : ERZİNCAN

AY-YIL : EYLÜL-2010

TARİH : 17.09.2010

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

Şehitlik ve Gazilik

Kıymetli Müminler

İnsanın hayatını din, vatan, millet, bayrak, namus gibi milli ve manevi değerlere adaması dünya ve ahiret için en yüksek makamlara ulaşmasına vesiledir. Varılabilecek en yüksek manevi makamların başında şehitlik ve gazilik gelmektedir.

Allah rızası doğrultusunda canını feda edene kişiye şehit, şehit olmayı istediği halde sağ kalana ise gazi denir.

Kur’an-ı Kerimde bir ayette şehitlik ve gazilikten şöyle bahsedilir. "De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini (şehitlik ve gaziliği) beklemektesiniz.”(1) Ayette bildirilen şehitlik ve gazilik hakkındaki müjde Kültürümüze, "ölürsem şehit, kalırsam gazi" olarak yansımıştır.

Değerli Müslümanlar

Şehitlik ve gaziliğin önemi Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hadislerinde bizlere şöyle aktarılmaktadır.

“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."(2)

"Allah yolunda yaralanan bir kimse, kıyamet gününde yarasından kan akarak Allah'ın huzuruna gelir. Renk, kan rengi, koku ise misk kokusudur."(3)


Aziz Cemaat

Din ve vatan uğruna öldürülenler İslam Dininde şehit sayıldığı gibi malı, canı ve ailesi uğrunda öldürülenlerde şehit kabul edilmişlerdir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadislerinde bu hususu şöyle ifade etmektedir. "Malı uğrunda öldürülen şehittir; kanı uğrunda öldürülen şehittir; dini uğrunda öldürülen şehittir; ailesi uğrunda öldürülen şehittir."(4)

Dinimiz ve Vatanımız uğrunda şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşanları rahmetle yâd ediyor, Hutbemi Yüce Rabbimizin onlar için bildirdiği şu müjdeler ile bitiriyorum.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar… Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.”(5)

Ahmet ÜNAL

Erzincan İl Vaizi

1. Tevbe, 9/52

2. Buhârî, Cihâd 21

3. Riyaz’üs-Salihin, Hadis No: 1298

4.Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yayınları, c.VI, s.22-23

5. Al-i İmran, 3/169-172

 
Diğer Makaleler...
Erzincan İl Müftümüz

burhanisliyen
Burhan İŞLİYEN
İl Müftüsü

Fetva Sor
Fetva Merkezimize Sorularınızı ulaştırmak için tıklayınız..
İl Müftülüğü İletişim

Tlf : (446) 223 08 07

Tlf : (446) 214 17 48

Faks: (446) 214 87 37